‘Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkiler denklemler hesap edilerek geliştiriliyor sadece ekonomi değil’

‘Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkiler denklemler hesap edilerek geliştiriliyor sadece ekonomi değil’

Türkiye’deki Erdoğan yönetimi, Suudi Arabistan’ın veliaht prensi ile ilişkileri tazeleme hamlesinde bulunuyor. Suudi krallığını uzun yıllar destekledikten sonra İhvancı hatta geçen ve Washington Post’ta köşe yazıları yazan Cemal Kaşıkçı’nın 2018’de ülkenin İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesiyle iki ülke ilişkileri neredeyse ‘düşmanlığa’ varmıştı. Buzlar 2021’de BAE’yle kırılmaya başlanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen nisanda Suudi Arabistan’ı ziyaret ederek ilk adımı atmıştı. Erdoğan, şimdi de Kaşıkçı cinayeti nedeniyle ağır ithamlar yönelttiği veliaht prens Muhammed bin Salman’ı (MbS) ağırladı. Salman Türkiye ziyaretinin hemen öncesinde Mısır ve Ürdün’ü ziyaret ederek önemli ekonomik anlaşmalara imza koydu.

Erdoğan, Salman’ı ağırlarken “İki ülke arasındaki mükemmel ilişkilerin derinliğini bünyesinde barındıran samimiyet ve kardeşlik ortamında gerçekleştirildi” vurgusu yaptı. Taraflar ticari ilişkileri geliştirmek ve somut ortaklıklara dönüştürmekte mutabık kalmış görünüyor.

Salman’ın Türkiye ziyareti, temmuz ortalarında yine Kaşıkçı cinayetinin ardından kendisini ‘parya yapacağı’ resti çekmiş ABD Başkanı Joe Biden’ı ağırlaması öncesinde gerçekleşti.

Gelişmeleri Arap dünyasını yakından izleyen gazeteci ve yazar Ramazan Bursa ile konuştuk

‘Suudi basınında ve sosyal medyasında yapılan çalışmalar, Türkiye ile ilişkileri gelişirme çabasının göstergesi’

Ramazan Bursa, MbS’ın Türkiye ziyaretinin Erdoğan’ın nisandaki ziyaretinin mütekabiliyet esasına dayandığını belirtirken, Suudi Arabistan’da ve BAE’de basın ve sosyal medya ordularının Türkiye ile normalleşmeyi ciddi biçimde destekleyen propagandalarına atıfta bulundu:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suud ziyaretiyle hem Suudi Arabistan hem de BAE basını çok yakından ilgilendi. Cidde ve değişik şehirlerde Türk bayraklarıyla Suudi Arabistan bayraklarının sokaklara asılması, görsel hazırlıkların yapılması önemliydi. Suudi yönetiminin Erdoğan’ın gelişine verdiği kıymetin göstergesiydi. Suudi Arabistan’ın en önemli gazeteleri bunu manşetlere taşıdı. Birçok makale çıktı. Resmi televizyonla el-Arabiya ve el-Hades yoğun ilgi gösterdi. Türkiye- Suudi Arabistan ilişkilerinin gelişmesine dair sosyal medyada gündem oldu. Devletlerin silahlı orduları var, bir de artık sanal orduları var. Suudi Arabistan’ın güçlü şekilde propagandasını yapan, kralın politikalarını destekleyen sanal ordular var. Bunlar Twitter’da Türkiye-Suudi Arabistan işbirliğini topluma yaymak için ciddi bir gündem oluşturdu. BAE’nin de sanal orduları Türkiye- Suudi Arabistan-İsrail ve BAE işbirliği çerçevesine yönelik gündemler oluşturdu Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suud ziyaretinden sonra beklenen şey karşılıklı ziyaretin olmasıydı. Mütekabiliyet esasına göre Salman’ın gelmesi icap ederdi. Ama kimsenin bunu tartışma konusu yapmaması lazım. Çünkü Kral Salman’ın sağlık durumu ortada. Ben bu ziyaretin mütekabiliyet esasına göre atılmış bir adımı olarak görüyorum. Ama medyada yapılan bu çalışmanın ise Suudi Arabistan’ın Türkiye ile ilişkileri normalleştirmekteki isteğinin, bunun da tabana yayılmasının bir çalışması olarak değerlendiriyorum.”

‘Jeopolitik denklemler hesap edilerek Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkiler geliştiriliyor, tek gerekçe ekonomi değil’

Türkiye’nin küresel ve bölgesel dönüşümler gereği ilişkisi zayıf olan ülkelerle yeni başlangıçlara ihtiyacının açık olduğunu belirten Bursa, bunun tek taraflı bir ihtiyaç da olmadığını vurguladı. Bursa, Türkiye’nin sadece ekonomik nedenlerle bu düzeltmeleri yapmadığını dile getirerek Ankara’ya verecek parası bulunmayan Mısır örneğini verdi:

“Türkiye’nin elbette bölgedeki ilişkisi zayıf olduğu ülkelerle yeniden düzeltmeye ihtiyacı olduğu çok açık. Bu sadece ekonomik gerekçelerle değil, bölgesel ve küresel dönüşümlerle ilişkili olarak bu adımları atması lazım ve atıyor. İlaveten bu tek taraflı da bir ihtiyaç değil. Aynı zamanda biz Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmeye ihtiyaç duyuyorken Suudi Arabistan da böyle bir ihtiyaç hissediyor. Mısır ile ilişkilerimizi düzeltmeye çalışırken, Mısır’ın da buna ihtiyacı olduğunu görüyoruz. ‘Türkiye’nin ekonomik sorunları var, sıcak paraya ihtiyacı var. Onun için arası bozuk olduğu ama parası çok olan Körfez ülkeleriyle tek tek kapılarına gidiyor ve sıcak para temini için yapıyor’ deniyor. Sadece ekonomik nedenler değil, öyle olsa Mısır’ın yüzüne bakmaması lazım. Mısır’ın ekonomisi şu anda batık, Körfez’den gelen destekle ayakta duruyor. Aynı jeopolitik hesaplar sadece Mısır ile ilişkileri geliştirmekte, diğerleri göz ardı edilmiyor. Aynı jeopolitik denklemler hesap edilerek Suud ve BAE ile de ilişkiler geliştiriliyor. Tek gerekçe ekonomi değil.”

‘Görüşmenin Kaşıkçı gündemi olmaz’

Erdoğan-MbS görüşmesinde gerginliği besleyeceği için Kaşıkçı olayına yer olmadığını söyleyen Bursa, dava dosyasının da Riyad’a teslim edildiği bir ortamda konunun adalet bakanlıkları arasında teknik düzeyde ele alınacağını belirtti:

“Erdoğan-Salman görüşmesinde Kaşıkçı gündem olmaz. Çünkü bu görüşme ilişkileri normale çevirmek için atılan adımlar. Kaşıkçı davası ise gerginliği besler. Bu nedenle bu görüşmede Kaşıkçı’nın gündeme geleceği kanaatinde değilim ama dosyayı devrettik. Dolayısıyla Adalet Bakanlıkları arasında teknik bir konu devam ederse eder. Ama Erdoğan-Salman görüşmesinde Kaşıkçı konusunun açılacağını düşünmüyorum.”

‘Küresel gelişmeler, krizler Biden’ı Salman ile temas kurmaya çalışmaya itti’

Bursa’ya göre küresel düzeyde gelişmeler özellikle Ukrayna savaşının enerji alanındaki sonuçları aynı şekilde Biden yönetimini de MbS ile temas kurmaya itiyor:

“Biden meselesinde de aynı şekilde. Salman, aslında Demokratlara yakın değildi, eski veliaht prens Nayef, Demokratlara daha yakındı. Bir saray darbesiyle 2017’de veliahtlıktan indirildi, yerine Salman geldi. Kaşıkçı’dan sonra Demokratlar olayı ciddi anlamda gündemde tuttu. Biden, seçim döneminde de sık sık gündeme getirdi. Salman aleyhinde bir propaganda oluşturduğunuzu biliyoruz. Ama küresel dönüşümler bazı krizler Biden’ı Salman ile temas kurmaya çalışmaya itti. Bunun en temel nedeni Ukrayna-Rusya savaşı. Ondan önce başlayan ama savaşı da derinleştiren enerji meselesi. Biden, Salman’ı telefonla aradı ve veliaht prens telefona çıkmadı. İngiltere Başbakanı Johnson BAE ve Suudi Arabistan’ı ziyaret etti. BAE’deyken Johnson, Suudi Arabistan’dan bir açıklama geldi, ‘Çin ile petrol ticaretimizi yuan üzerinden yapabiliriz’ denildi. Sonrasında ise petrol üretimi konusunda OPEC’te alınan karara bağlıyız açıklaması geldi, yani üretimi arttırmayacağız dendi.”

‘MbS da Suudi Arabistan’ın geleceği ve krallık planları çerçevesinde Türkiye ve ABD ile temaslarını sürdürüyor’

Bursa’ya göre MbS kral olmasını teminat altına almaya çalışıyor. MbS’ın henüz çok genç olduğunu ve tahta çıkarsa yarım asra yakın ülkeyi yönetme potansiyeli bulunduğunu söyleyen Bursa, bunun hem Suudi Arabistan hem Körfez açısından önemine dikkat çekti. Bursa, MbS’ın da hem ülkesinin hem krallığının gelecek planları çerçevesinde Türkiye ve ABD ile temaslarını sürdürüyor:

“Muhammed Bin Salman, şunu yapıyor. Beni tekrar gönderip yerime Nayef’i ya da amcam Bin Abdülaziz’i getirmek istiyor olabilirsiniz. Fakat bu tavrınızdan vazgeçer, veliahtlığıma saygı duyarak babamdan sonra kral olmama engel teşkil etmezseniz bir problem yaşamayız. Bunu teminat altına almaya çalışıyor. Bu hem Suud hem Körfez için önemli. Çünkü Suud kralları her zaman ileri yaşlarında tahta çıktılar ve kısa dönem krallık yaptılar. Çok genç yaşta tahta çıkarsa eğer dedeleri, amcaları kadar da uzun yaşarsa 50 yıl kadar ülkeyi yönetmiş olacak. Bu nedenle sadece uluslararası denklemi kurmuyor Salman, aynı şekilde hanedan içinde de bir kargaşa var. Suud hanedanında 7 bin üzerinde prens var, burayı da toparlamaya çalışıyor. BAE Devlet Başkanı vefat etti. Taziye ziyaretine Suud’da bir heyet gitti. Heyetin başındaysa Londra’da yaşarken amcası Salman’ın en ciddi muhalifi vardı. Riyad’a İngiltere’nin garantörlüğünde döndü. Abdülaziz’in büyük oğlu heyetin başkanı olarak BAE’ye gitti. Yani hanedanı da toparlamaya çalışıyor, bir hazırlık içerisinde. Bu münasebetle Bin Salman, hem bölgesel gelişmeler hem Suudi Arabistan’ın geleceği ve kendi krallığı planları çerçevesinde Türkiye ve ABD ile temaslarını sürdürüyor.

‘Türkiye, Suudi Arabistan, BAE ve İsrail’in bulunduğu bir eksen oluşturulmaya çalışılıyor’

Bursa, Ortadoğu’da bölgesel gelişmelerin dayattığı, Türkiye, Suudi Arabistan, BAE ve İsrail’in de içinde bulunduğu bir eksen oluşturulmaya çalışıldığı görüşünde. Bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bursa, Mısır’da el Sisi yönetimi ile İhvan hattının normalleşme yönünde attıkları adımları andı:

“Aslında Ortadoğu’da bölgesel gelişmelerin dayattığı yeni bir eksen oluşumu var. Türkiye, Suudi Arabistan, BAE, İsrail’in içinde olduğu bir eksen oluşturmaya çalışıyorlar. Terörle mücadele, güvenlik ve enerji başlıkları var. Fotoğrafın tamamını görmek zorundayız. Türkiye’nin İsrail ve Suudi Arabistan ilişkileri oluşan eksenin bir parçası olarak değerlendirilmeli. Sadece Türkiye-Suudi Arabistan’ın ilişkilerinin gelişmesi, bölgesel denklemin parçası olarak da gelişiyor. Eğer bu oluşan ekseni iyi değerlendirirsek sağlıklı bir neticeye varırız. Sisi, Mısır’da iç barış, toplumsal barış gibi adımlar atıyor. Ramazan’da birçok iftarlar verdi. Buralarda kendilerine muhalif olan önemli sanatçıları da çağırdı. Orada yaptığı konuşmada Mursi’den bahsetti ve rahmetli Mursi diye hitap etti. Biz hiçbir zaman Mursi’ye karşı olmadık çünkü Mursi’nin kaybetmesi Mısır’ın kaybetmesi anlamına gelirdi. Biz onun arkasından bir iş çevirmedik’ diyerek aslında İhvan ile de normalleşme, helalleşme başlatma gayretinde. İhvan beğenilir beğenilmez, bu kişisel bir şey. Fakat İhvan, Mısır ve bölgenin gerçeğidir. Mısır’da ciddi bir takipçisi var. Sen bunu bu şekilde kenara atar, terörize eder, önemli isimlerini hapse atarsan toplumda huzursuzluk ortaya çıkar, bu zaman içinde kronikleşir ve iç güvenlik sorunu yaşarsınız. Devletler bunu görür ve dolayısıyla Mısır 2013’ten bugune bu süreci yaşadı ve şimdi ise normalleşme süreci yaşanıyor. Yusuf Nida, yaptığı açıklamada ön koşulsuz şekilde yönetimle görüşmeye hazırız dedi. Sadece bu sorunu Mısır yaşamıyor, İhvan da böyle bir şeye ihtiyaç duyuyor.”